:Tüm Dini Konular~~Sualleriniz için:mehmetali.demirbas@dinimizislam.com:: :

<
   
 
  Allahü tealaya İman

Allah’a iman

Sual: İmanın birinci şartı nedir?
CEVAP
İmanın birinci şartı, Allah’a imandır. Amentü’deki, (billahi) ifadesi, Allahü teâlânın varlığına, birliğine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir.

Her şeyi yaratan Allahü teâlâdır. Yerde ve göklerde bulunan bütün varlıkları, maddeleri, cisimleri, özellikleri, olayları, kuvvetleri, kanunları, bağlantıları yaratan, yalnız Odur. Ondan başka yaratıcı yoktur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Her şeyi yaratan Allah’tır.) [Zümer 62]
(Sizi de, yaptığınız işleri de yaratan Allah’tır.) [Saffat 96]
(Her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah’tır.) [Mümin 62]
(Allah her şeyin yaratıcısıdır. O birdir.) [Rad 16]
(Her şeyi O yaratmıştır.) [Enam 101]
(Yaratmak Ona mahsustur.) [Araf 54]

Allahü teâlâ birdir, Ondan başka ilah yoktur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(İlahınız bir tek ilahtır. Ondan başka ilah yoktur.) [Bekara 163]
(Allah’tan başka ilah yoktur.) [Bekara 255, Al-i İmran 2, Nisa 87, Taha 8, Tegabün 13]

(Ondan başka ilah yoktur.) [Al-i İmran 6,18, Enam 102, Tevbe 31, Hud 14, Rad 30, Müminun 116, Kasas 88, Fatır 3, Zümer 6, Mümin 3,62,65, Müzzemmil 9]

(Tanrı üçtür demeyin! Allah, ancak bir tek ilahtır.) [Nisa 171]
(O ancak bir tek ilahtır.) [Enam 19]
(İlahınız tek bir ilahtır.) [Nahl 22]
(İlahınız birdir.) [Saffat 4]
(O Allah birdir.) [Zümer 4]
(O Allah tektir.) [İhlas 1]

(İki ilah edinmeyin, O ancak bir ilahtır. O halde yalnız benden korkun.) [Nahl 51]

(Sizin ilahınız, elbette kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır.) [Taha 98]

(Ey Resulüm, senden önceki her peygambere, "Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk edin" diye vahyettik.) [Enbiya 25]


Allah’tan başka ilah yoktur
Sual: (Tanrı, ilah diye bir şey yoktur. La ilahe illallah, “İlah yoktur, Allah vardır” demektir) deniyor. Böyle söylemek uygun mu?
CEVAP
Uygun değildir. Çünkü Allahü teâlâ, ilahtır. İlah, her şeyi yoktan var eden ve her an varlıkta durduran demektir. (Ş.Nübüvve)

La ilahe illallah demek, ilah yok demek değil, Allah’tan başka ilah yoktur demektir.

La ilahe = ilah yoktur, illallah = ancak Allah vardır diye cümle bölünürse, yukarıdaki gibi yanlış anlaşılır. Kelime kelime değil, cümle olarak ele almak gerekir.

İlah [tanrı] vardır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Yahudiler Allah’ı bırakıp hahamlarını, Hıristiyanlar da rahiplerini ve Meryem oğlu İsa’yı Rab edindiler. Halbuki onlara ancak tek ilaha kulluk etmeleri emrolundu. Ondan başka ilah [tanrı] yoktur.) [Tevbe 31]

(Allah ile birlikte bir ilah daha tanıma.) [İsra 22]

(De ki: Bana, ilahınızın sadece Allah olduğu vahyedildi.) [Enbiya 108]

Bu âyet-i kerimelerde de, Allahü teâlânın tek ilah olduğu bildirilmektedir.

Ayrıca, her namazda okuduğumuz Sübhaneke’nin sonunda (ve la ilahe gayrüke) deniyor. Buradaki gayrüke, “senden gayrı” demektir. (La ilahe gayrüke) ifadesi ise, (Senden başka ilah yoktur) demektir. Yani ilah sadece sensin demektir. İlah yok, tanrı yok demek, yaratıcı yoktur, Allah yoktur demek olur.

Sual: Allah’ı kim yarattı demek uygun mu?
CEVAP
Uygun değildir. Çünkü Yaratıcı, varlığının başlangıcı ve sonu olmayan, var olmak ve varlıkta durmak için kimseye muhtaç olmayan, demektir. Onu kim yarattı diye sorulursa, bunun sonu gelmez, sonsuza kadar gider. Bu da mümkün olmaz. Hâşâ, Allah’ı birisi yarattı denirse, Allah yaratıcı değil, yaratık yani yaratılmış olur. Yaratık, yani yaratılmış olan ise, yaratıcı olmaz. Bunun için, varlığı kendiliğinden olan ve varlığının başlangıcı olmayan tek bir yaratıcı bulunması gerekir, o da Allahü teâlâdır. İki hadis-i şerif meali şöyledir:

(Şeytan, seni kim yarattı diye vesvese verir. Allah yarattı derse, Onu kim yarattı diye, vesvese verir. Kendisine, böyle vesvese gelen kimse, “Ben Allah ve Resulüne iman ettim” desin.) [Buhari]

(Allah’ın yarattığı şeyleri tefekkür edin, ama zâtını tefekkür etmeyin.) [Ebuşşeyh]
BÜYÜK SÖZLER
 

-Şer bir sel gibi çabuk yayılır.
-Herkesten duâ almaya bakın!
-En zor iş din kitabı yazmaktır.
-Şehit ölmek için duâ etmelidir.
-En hayırlı iş dinimize hizmettir.
-Öfkelenme, halîm ol, çok çalış!
-Edep, kendini kusurlu bilmektir.
-Çok ibâdet yapsan da tevbe et!
-Her gününü sen "son gün"ün bil!
-İyilik edersen, hep iyilik görürsün.
-Güler yüz ve tatlı dil asrın silâhıdır.
-İnsan duâ alarak Allaha yakın olur.
-Müminin yüzüne bakmak ibâdettir.
-Her iyiliğe engel, insanın kendisidir.
-Güler yüzlü olmak, imân alâmetidir.
-Ahirette her işinden suâl edilecektir.
-Gaye bir insanı ateşten kurtarmaktır.
Namaz Vaktleri
 

 
Bir Menkıbe;
 
Gül, ovada yetişir



"Ahmet Mekki Efendi", gönül ehli bir zâttı.

İşi, hep insanlara öğüt ve nasîhattı.



Babasından aldığı feyiz ve ilhâm ile,

Evliyâlık yolunda, gelmiş idi tam kemâle.



Lâkin O, gizlerdi hep kendisini ağyârdan.

"Halk" içinde "Hak" ile bulunurdu her zaman.



O, gittiği yerlere veriyordu bir huzûr.

Onu gören kimseyi, kaplardı neş'e, sürûr.



Yanına, dertli biri girseydi üzülerek,

Çıkardı biraz sonra, neş’e ile, gülerek.



Cömertti, cüzdanında olan bütün parayı

Verip, sevindirirdi fakir ve fukarayı.



Talebe okutmakla geçerdi çoğu vakti.

Çalışırdı gece gün, yoktu istirâhati.



Derdi ki: (Ey insanlar, merhametli olunuz.

Mü'minlerin kalbini neş'eyle doldurunuz.



"Hizmet için" de olsa, kalp kırmayın hayatta.

Kimseyi incitmeyin, kâfir de olsa hattâ.



Çünkü o da Allah'ın bir kuludur nihâyet.

Onlara da acıyıp, etmeliyiz merhamet.)



Derdi ki: (Çok sakının, hem kibir ve gururdan.

Zîrâ iblîs, "Kibir"le kovulmuştu huzûrdan.



İblîs ki, yüz bin sene yapmış idi ibâdet.

Meleklerin hocası olmuştu en nihâyet.



Ona bırakılmıştı idâresi göklerin.

Ona gıbta ederdi cümlesi meleklerin.



Lâkin kibirlenince, kaybetti bu nîmeti.

Allah'ın huzûrundan, tard olundu ebedî.



Çünkü o, (Ben Âdem'den, hayırlıyım) diyerek,

Ona secde etmedi, bir an kibirlenerek.



Hâlbuki "Tevâzû"ya bürünürse kul eğer,

Hak teâlâ indinde, bulur kıymet ve değer.



Bu gün iki müslümân, düşse bir ihtilâfa,

Her biri, (Ben haklıyım) diyor öbür tarafa.



Hâlbuki haklı olsa, ne geçecek eline?

Belki de az bir zaman kalmıştır eceline.



Yakında, ikisi de ölecek en nihâyet.

Kimin haklı olduğu, çıkacak yârın elbet.



Bu hâl, şu koyunların hâline benzer aynen.

İtişip kakışırlar, mezbahaya giderken.



Hâlbuki biraz sonra hepsi boğazlanırlar.

Onlar, bundan habersiz, kavga edip dururlar.



Rahmetin gelmesine vesîledir "Tevâzû".

Zîrâ yüksek dağlardan, aşağıya akar su.



İnsan da, kendisini “aşağı” görür ise,

Rahmeti ilâhîden, alır büyük bir hisse.



"Gül", ovada yetişir, "Su", aşağı akar hep.

Mü'minin zînetidir, tevâzû, hayâ, edeb.)



Ya Rabbi, affet bizi bu zatın hürmetine,

Kavuştur bizi O zatın, halis muhabbetine
 
google89469c580336b282.html
 
Bugün 1 ziyaretçi (2 klik) kişi burdaydı!
target="_blank"> Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol